Anasayfa
Maslak
Bahçelievler
Beşiktaş
Caddebostan
Randevu Ücret
Havuzlarımız
Yüzme Stilleri
Yüzme Faydaları
Yüzmenin Tarihçesi
Dünyada Yüzme
Yüzmenin Fiziksel Etkileri
Spor ve Kültür
İletişim

Spor ve Kültür


anim18.gif

www.istanbulyuzmekursu.com

SPOR VE KÜLTÜR



Sporun tarihi, insanın doğa koşulları ile tanışarak, ona uyması ve doğada egemen olmaya başlaması ve kendisini korumak için tek araç olan vücudunu ve adalelerini geliştirmesiyle başlar.



Başlangıçta sporun insanların fazla enerjilerini boşaltmak, sağlıklarını ve güzelliklerini geliştirip korumak, boş zamanlarını değerlendirmek, barışa katkıda bulunmak ve ticari yararlar sağlamak gibi amaçlar için yapılmadığı kesindir. İnsanlık tarihi ile insanın koruma ve güvenliğini sağlama mücadelesi de birlikte başlamıştır.



İlk çağlardan kalma bazı resimler, spor dallarının da belirmeye başladığın gösterir. Ancak, spor tarihinin başlangıcı diye adlandırdığımız resimlerin çoğu savaş ile yakından ilgilidir. Avını yakalamak veya düşmandan kaçmak için koşma, atlama, tırmanma gibi başlangıçta kendini koruma içgüdüsüyle ilgili faaliyetler spora atletizmin çeşitli dalları olarak geçmiştir. İnsanların başka kişiler yada hayvanlarla, araca gerek duymadan doğrudan beden güçleriyle yaptıkları mücadele ise güreşin, boksun doğmasına neden olmuştur. Sporun gelişmesi uygarlık tarihini olumlu yönde etkilemiştir. Ok, kılıç, mızrak, gürz, cirit ve avcılık gibi savunma ile ilgili ya da kayık, kızak, kayak gibi insanı doğaya egemen kılacak çeşitli araçlar yapılmış, geliştirmiştir.



Günümüzde spor sosyal, biyolojik, psikolojik ve sanatsal işlevi olan, kültürel ve ahlaki bir olgu olarak görülmektedir. Diğer bir deyişle, insanın aklını ve vücudunu kullanarak rakibine, kendisine, tabiata, mesafeye ve zamana karşı, karşı eşit kurallar içerisinde yaptığı bir mücadele şeklidir. Buradan da anlaşılacağı gibi, sporun temelinde mücadele ve rekabet unsuru vardır. Spor, toplum fertlerindeki potansiyel enerjiyi bedenen ve toplumda sağlıklı ilişkilerin oluşmasına olanak sağlayan; çeşitli durumlarda insanı dengeli bir şekilde mutluluğa götüren; topluma disiplini, kurallara saygıyı ve sosyal barışa inanmış bireyleri kazandıran araçtır. Spor yapan , sportif geleneklerini devam ettiren toplumlar, birlik ve dayanışma içinde olmalarının yanında barışçı; siyasal, kültürel, ekonomik, bilimsel alanlarda başarılı, dinamik, ve yaratıcıdırlar. Spor, kültürü biçimlendirirken kendisi de bu kültürden etkilenmektedir. Yani sporla kültür karşılıklı etkileşim durumundadırlar.



Savaşların beden gücüne dayarığı çağlarda spor, savaşa hazırlık dönemi oluşturmakta idi. Türklerde bu dönemlerde savaşa yönelik işlevleri olan sporları yapmışlar ve desteklemişlerdir. Günümüzde spor faaliyetleri savaşa hazırlık olmaktan çıkmış, milletlerin kültürel iletişim olanaklarını geliştiren, milletlerarası bunalımları hafifleten, milletleri birbirine yaklaştıran bir özellik kazanmıştır. Bunun yanında, çağımızda spordan, milletlerarası politikada siyasi etkiyi arttırıcı bir propağanda aracı olarak da yararlanılmaktadır. Bir reklam aracı, bir ekonomik faktör durumura gelen spor, bir ülkenin saygınlığı ile de ilgilidir.



Spor kültürünün bir unsuru olarak, kişilerin ve toplumların düşünce ve davranışları şekillendirmekte ve diğer kültür unsurlarını etkileyerek milli özellikler kazandırmaktadır. Spor faaliyeti içerisinde görülen beden hareketleri toplumsal gerekçeleri de yansıtmaktadır. Değişik ülkelerin çeşitli sporlarına bakıldığında, toplumların özellikleri ve yaşama bakış açıları ile ilgili bilgiler edinilebilmektedir.



Kültürün spor ile bağının tarihi bir yönü vardır. Bu güne tarihi bir gelişme sonucu ulaşılmıştır. Toplumların beden eğitimi ve spor tarihlerinin incelenmesi, bugünkü durum açıklamakta önemli bir kaynak belgeyi oluşturmaktadır. Her toplumun kendine özgü olan gelenekleri, tutkuları ve alışkanlıkları, toplumun genel yapısını belirler. Kültür düzeylerine göre değişik özellikleri sahip toplumların, bazı konulara karşı duyarlılıkları da değişiktir. Bu açıradan, eskiden ve şimdi hangi kültür ortamında hangi sporlar gelişmiş spor nasıl bir görev üstlenmiş? Spor ve savaş bakımından işlevleri nasıldır? Ve sporun örgütlenme ve kurumlaşma göstergeleri var mıdır? Bu soruların yanıtları, kültür ve spor kavramlarının birbirleriyle olan etkileşimini açıklamamıza yardımcı olacaktır.



Kültüre verilen anlamlar arasında, ‘insan vücudunu ve ruhunu terbiye temek' de bulunmaktadır. İnsanoğlunu diğer hayvanlardan ayıran yön, doğanın verdiği ile yetinmemesi, onu değiştirmesi, kendi emrinde kullanması ve aşmasıdır. Bu amaçla oluşturulan maddi manevi her şey ‘kültür' alanına girer.



İnsan doğayı işleyerek, bir ölçüde de olsa kendi buyruğu altına almıştır. Spor da insan vücudunu işlemekle gelişmiştir. Spor toplumsal yaşamın, toplumsal kültürün organik ögelerindendir. Zaman içerisinde kültürdeki, sonuç olarak toplumdaki değişiklikler spor kavramına yüklenen anlam ya da işlevi değiştirmektedir.



Milli kültürün oluşturulması ve geliştirilmesi, bir çaba en azından özendirme ister. Türkler, gerek yarı göçebe gerekse yerleşik düzende spora çok yakın olmuşlar, spora çok zaman ayırabilmişler, tarih boyunca spor faaliyetlerini kadınlı erkekli yapmışlardır. Örneğin, kadınlarda at binip, ok atmaları ve çöğen/polo oynamalarında olduğu gibi. Halbuki M.Ö.9. yüzyılın sonlarında dahi alınmıyorlardı. Olimpiyatlarda yarışmaları, kadınlardan yalnızca başrahibe seyredebilirdi. Rahibenin dışında oyunları seyretmeye çalışmanın cezası ölümdü.



Toplumlar, coğrafi konumlarına, geleneklerine,kültür birikimlerine ve kültür özelliklerine göre farklı spor dallarına ağırlık vermektedirler. Amerika'da Amerikan futbolu, Asya ülkelerinde Hokey, Japonya'da Judo, Güney Kore'de Taekwonda ve Türklerde Güreşe duyulan ilgi diğer ülkelere göre daha çoktur. Türk kültüründe beden eğitimve spor da, Asya, Anadolu ve Avrupa coğrafyalarına ve Tür tarihinin tarihi dönemlerine göre incelendiğinde, Türklerin hangi sporlara ne şekilde önem verdikleri görülecektir.



Bir ülkede milli kültür ve folklorun zenginliği çeşitli dallarına olan ilgiyi arttırmaktadır. Günümüzde kimi spor dallarının milletlerarası bir nitelik kazanmalarına karşın (futbol, voleybol, tenis, güreş vb..) ülkemizde yapılan yağlı güreş, karakucak, güreş, cirit vb. gibi milli niteliğini koruyan ve geleneksel olarak dünyanın belirli bölgelerinde yapılan sporlar da vardır.



Bir toplumun milli kültürü ile özdeşleşmiş spor dallarındaki başarıları süreklilik göstermektedir. İngiltere, futbolda uç ve dış karşılaşmalarda zaman zaman başarısız olsa da genelde bu spor dalında üstünlüğünü eğe menliğini sürdürmektedir. Ata sporumuz olan güreşte Türkiye, 1990'lı yıllardan sonra başarılar kazanarak, bu spordaki üstünlüğünü Dünyaya yeniden göstermiştir. Ayrıca çoğu kez güreşte parlak sonuçlar alan yabancı ülke sporcularının Türk kökenli oldukları da görülmektedir. Bu da Türklerin bu spora daha yatkın olduğunu göstermektedir.



Spor, kişilerin ve toplumun kültür yapılarını etkilemekte ve biçimlendirmektedir. Bu etkin konumu ve özelliği nedeniyle spor, çok önemli bir kültür unsurudur. Spor etkinliklerinin bir milletin kültür tarihiyle olduğu gibi, içinde yaşadığı günlerdin tercihleriyle en yakın bir ilişkisi vardır. Bundan dolayıdır ki milli kültürümüzde sporun yerini açıklayabilmek için konuya tarihsel açıdan bakmamız gerekmektedir.



Bu çalışmada; sporun, Türk kültürü içerisindeki yeri, genel bir bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Ayrıca spor ve sporculuğun Türk kültüründeki yeri ve önemi hakkında bilgilere de yer verilerek, sporun Türklerin sosyal yaşantılarındaki görünümleri ve kurumlaşma göstergelerine de dikkat çekilecektir.



email09.gif